Özel Star Medica Hastanesi
WhatsApp

Alzheimer

Alzheimer Nedir?

Alzheimer hastalığı, beyinde sinsice başlayan, kronik, beyin hücrelerinin harabiyeti ile sonuçlanan bir hastalıktır. Halk arasında bunama olarak bilinen demans sendromunun yaklaşık %70 i Alzheimer hastalığıdır.

Belirtileri

En sık unutkanlıkla başlar. Başlangıçta yakın bellek bozukluğu görülür, aynı şeyleri defalarca sorma, tekrarlama ve anlatma, duyduklarını ya da okuduklarını unutma gibi. Eski olayları hatırlamada anlamlı bir sorun yoktur. Karar vermede bozulma, azalmış organizasyon yeteneği görülebilir. Önceden yapabildiği yemekleri yapamayabilirler. Uğraştıkları hobileri devam ettiremeyebilirler. Para yönetiminde problemler; fatura ödemeyi unutma gibi olabilir.

Konuşma bozuklukları olabilir. Kelime bulamama, uygunsuz kelime kullanma şeklinde olabilir. Nesnelerin ismini çıkaramayabilirler. Bildiği yerlerde kaybolma, araba sürerken bildiği yolları karıştırma olabilir. Hasta evi içerisinde odaların yerini bulamayabilir. Kişilik, davranış değişiklikleri olabilir; uygunsuz acayip davranışlar, çok üzgün ya da sinirli olma, çevreye ilgisiz olma gibi. Muhakeme yeteneğinde bozulma görülebilir. Mevcut duruma uygunsuz hareket edebilirler. Kendilerine bakımları azalır. İçine kapanıklılık, toplumsal hayattan kaçınma ilk safhalarda itibaren görülebilir.

Alzheimer Hastalığında erken tanının önemi nedir?

Unutkanlık ve benzeri yakınmalarla gelen haslarda Alzheimer dışı tedavi edilebilen birçok neden vardır ve bunlar saptanabilir. Alzheimer hastalığının kesin tedavisi olmamakla birlikte, şu an kullanılan ilaçlar hastalığın ilerleyişini geciktirmektedir. Hastanın günlük yaşam aktivitesinde düzelmeler görülmektedir. Hastalık ilerlemeden, erken evrede teşhis edildiğinde, hasta gelecekteki maddi ve yasal işleri için kendi karar verebilir. Hastanın ailesine bakım ile ilgili düzenlemeler için zaman kazandırır. Erken tanı ile erken takiplere başlanması karşılaşılan her probleme zamanında müdahale edilme olanağı tanır.

Nöropsikiyatrik değerlendirme-Nöropsikolojik Testler

Beyin karmaşık sistemler bütünüdür. Davranışlarımız, kararlarımız bu sistemlerin işlevleri ve etkileşimleri ile meydana gelir. Beynimizde belli görevleri birinci derecede üstlenen çeşitli yapılar vardır. Örneğin, bellek ile karar verme farklı sistemlerin aktivitesidir, ancak etkileşim halindedirler.

 

Nöropsikolojik testleri Alzheimer hastalığını diğer hastalıklardan ayırt etmek amacı ile kullanıyoruz. Hastalığın seyrinin izlenmesi, tedavinin planlanması ya da tedavinin değerlendirilmesi amacıyla da kullanıyoruz.

Parkinson

Parkinson kronik, beyin hücrelerinin tahribatı ile giden bir hastalıktır. İnsan beyninde belli bölgelerde dopamin üreten beyin hücreleri bulunur. Dopamin insanların akıcı ve birbiri ile uyumlu hareketler yapmalarını sağlar. Dopamin üreten hücrelerin kaybı parkinson hastalığına yol açar. Sıklıkla 60 yaşın üzerinde başlar. Genç yaşta ortaya çıkan formunda genetik nedenler ön plandadır. Parkinson hastalığının en erken belirtileri barsak sinir sistemi, beyin sapı ve koku yollarında ortaya çıkmaktadır. Koku duyusu azalması, uyku bozuklukları, kabızlık hastalığın motor belirtilerinden yıllarca önce başladığı düşünülmektedir.

Belirtileri:

Titreme: Sıklıkla tek taraflı evde elde ortaya çıkar. İstirahatte gözlenir.

Hareketlerde yavaşlama: Hareketlerin ardısıra tekrarı azalmıştır.

Kaslarda sertlik: Pasif hareketlere direnç

Yürüyüş bozuklukları: Küçük adımlı, ayaklarını sürükleyerek, kolları az sallayarak yürürler.

Duruş bozuklukları: Öne doğru, kambur duruş.

Yüz ifadesinde donukluk

Monoton, düşük ses tonlu konuşma

Erken tanı ve tedavi

 

Parkinson hastalığında erken teşhis, uygun ilaçlarla doğru tedavi seçiminin uzmanlarca yapılması, fizyoterapi ve egzersiz, çok önemlidir. Böylece hastalık önemli ölçüde kontrol altına alınabiliyor ve yaşam kalitesi yükseltiliyor. Parkinson tanısı konduğunda hastalığın hızla ilerleyeceği ve kısa sürede tekerlekli sandalyede sonlanacağı düşünülüyor. Oysaki uygun zaman ve uygun müdahalelerle bağımsız ve kaliteli bir yaşam sürdürebilinir.

Baş Ağrıları

Başağrısı ile başvuran hastaların tanısında esası hastanın hikayesi oluşturmaktadır. Hastalara yeterli zaman ayırıp, yakınmalarının doğru değerlendirilerek, tanı yanlışlıkları ve gereksiz tetkiklerden kaçınmak mümkündür.

A. Primer başağrıları

1. Migren

2. Gerilim-tipi başağrısı

3. Küme baş ağrısı ve diğer trigeminal otonomik başağrıları

4. Diğer primer başağrıları

B. Sekonder başağrıları

5. Baş ve/veya boyun travmasına bağlanan başağrıları

6. Kraniyal ya da servikal damarsal bozukluklara bağlanan başağrısı

7. Damarsal olmayan kafaiçi bozukluklarına bağlanan başağrısı

8. Madde (kullanımı) ya da kesilmesine bağlanan başağrısı

9. Enfeksiyona bağlanan başağrısı (sinir sistemi veya sistemik)

10. Homeostazis bozukluğuna bağlanan başağrısı

11. Kraniyum, boyun, gözler, kulaklar, burun, sinüsler, dişler, ağız ya da diğer

yüz veya kraniyal yapılara bağlanan başağrısı ya da yüz ağrısı

12. Psikiyatrik bozukluklara bağlanan başağrısı

C. Kraniyal nevraljiler, santral ve primer yüz ağrısı ve diğer başağrıları

13. Kraniyal nevraljiler ve santral yüz ağrısının nedenleri

14. Diğer başağrısı, kraniyal nevralji, merkezi veya primer yüz ağrısı

Migren

Migren ağrısı ataklarla seyreden, orta-ağır şiddette, fiziksel aktivite ile kötüleşen, sıklıkla tek taraflı, bulantı-kusma ile ışığa sese duyarlılığın eşlik edebildiği bir başağrısı sendromudur. Her yaşta başlayabilmesine rağmen genellikle ilk atak ergenlik çağında ortaya çıkar.. Kadınlarda menstrüel siklus öncesinde ataklar sık izlenebilir.

Hastalık ömür boyunca değişik sıklıkta ve şiddet de ataklarla ortaya çıkar.

Ataklar esnasında hastalar genellikle hareketsiz, karanlık ve sessiz bir oda da kalmayı tercih ederler.

Migren tanısı koyarken kullanılan kriterler;

Tedavisiz ya da etkisiz tedavi altında 4-72 saat süren baş ağrısı atakları aşağıdaki 4 özellikten 2 sini bulundurmalı

1) Tek taraflı yerleşim

2) Zonklayıcı özellik

3) Orta veya ağır şiddette, günlük yaşam aktivitelerini engelleyecek derecede ağır

4) Fiziksel aktiviteyle artış göstermesi.

Ağrı sırasında aşağıdakilerden 1 tanesinin bulunması

1) Bulantı ve/veya kusma

2) Fonofobi ve fotofobi

Migrende aura denilen, geçici görsel, duyusal veya lisan bozuklukları ağrı atağından sıklıkla önce veya birlikte görülebilir. Migren aurası genellikle 20 ile 60 dakika arsında sonlanır.

Migren Tedavisi

Migren hastalarında atakların sıklığını ve şiddetini azaltan koruyucu tedavi ve ağrı, bulantı, kusma gibi bulguları azaltan semptomatik tedavi vardır.

 

Migren ataklarını tetikleyen durumlar; Güneşli havalarda gözlüksüz dolaşmak, yüksek gürültülü ortamlarda bulunmak, keskin kokuların koklanması, hava durumu değişiklikleri örn; lodos a maruz kalmak, kırmızı şarap, mayalı yiyecekler, şarküteri ürünleri, monosodyum glutamatlı yiyeceklerin alınması, aşırı stres yaşamak, az uyumak, çok uyumak, çikolata çok tüketmek, kafein fazla alımı gibi.

Multiple Skleroz (MS)

Genellikle 20-40 yaş arasındaki genç erişkinlerde görülen, beyin ve omuriliği tutan, özürlülüğe yol açabilen bir hastalıktır. Multiple, beyin ve omurilikde çok fazla dokunun tutulduğu, skleroz ise sklerozan plakların yani doku sertliklerinin oluştuğu anlamına gelir. Nedeni tam olarak bilinmemektedir. Viral enfeksiyonlar, genetik ve otoimmün denilen bağışıklık sisteminin kendi hücrelerini tahrip etmesi ile ilgili olduğu düşünülmektedir.

Belirtileri

Hastalarda başlangıç belirtileri birbirinden farklı olabilir. Zaman içerinde aynı kişide farklı belirtiler ortaya çıkabilir.

-Kol ve bacaklarda kuvvet kaybı, his kaybı

-Bulanık görme, çift görme

-Dengesizlik

-Konuşma bozuklukları

-Mesane sorunları vb.…

Teşhis

Klinik olarak MS hastalığından şüphelenilen kişilerde beyin MR mutlaka yapılır. Beyin omurilik sıvısı alma, uyarılmış potansiyeller gibi ilave yardımcı tetkikler kullanılabilinir.

Erken Tanı ve Önemi

MS hastalığı genç erişkinleri, hayatlarının en aktif döneminde yakalamaktadır. Hasta ve ailesi gerek maddi gerekse manevi açıdan yıpranmaktadırlar.

 

Erken tanı ve hastalığın seyrini etkileyen ilaç tedavileri ile MS in neden olduğu işlevsel, bilişsel kayıplar azaltılabilinir. MS hastaları nörolojik takipleri yansıra karşılaştıkları ruhsal zorluklar için psikiyatri, fiziksel problemler için fizik-tedavi ünitelerinden yardım almaktadırlar. Multi-disipliner çalışma gerekmektedir.

İnme- Felç (Serebrovasküler Hastalık)

Serebrovasküler hastalık

Beyne giden kan akımının, damarın pıhtıyla tıkanmasına bağlı olarak aniden azalması ya da durması , ya da beyin damarlarının yırtılıp kanın beyin dokusu ya da beyin zarları içine kanaması ile oluşur. Beyinde etkilenen bölge ye bağlı olarak, konuşma bozukluğu, kol ve bacakta güçsüzlük, hissizlik, uyuşma, denge kaybı, bilinç bozuklukları ortaya çıkar. Etkilenen beyin bölgesinde geri dönüşümlü olabilen, ya da olamayan kan akımı yetersizliklerine bağlı hasar oluşur.  

Epilepsi (Sara)

Epilepsi, kısa süreli beyin fonksiyon bozukluğuna bağlıdır ve beyin hücrelerinde geçici anormal elektrik yayılması sonucu ortaya çıkar. Epilepsi, dünya nüfusunun yaklaşık %1'ini etkileyen bir hastalıktır. Hastalık, erkek ve kadınlarda ırk ayrımı olmaksızın eşit olarak görülmektedir. Epilepsi nöbetleri herhangi bir yaşta ortaya çıkabilir ama sıklıkla en gençler ile en yaşlılar etkilenir.

Epilepsi nöbetleri iki çeşittir: Parsiyel (yani beyinde bir bölgeye sınırlı başlayan nöbetler) ve jeneralize (beyinde yaygın olarak olarak başlayanlar). Bu ayrım tedavi açısından önemlidir. Hastada klinik olarak belli bir süreye sınırlı, bilinç, davranış, duygu, hareket veya algılama fonksiyonlarına ilişkin bozukluk görülür. Genelde halk arasında ani bilinç kaybı kasılma ağızdan köpük gelmesi nöbet olarak değerlendirilir. Ancak bazen bir iki saniyelik boş boş bakmakla bile nöbet olabilir. Teşhiste klinik bulgular ve EEG den faydalanılır.

EEG

Beynin elektriksel aktivitesinin ölçülmesi ve kayıtlanmasıdır. Beyin tomografisi (BT) ya da beyin MR gibi görüntülemelerin tamamlayıcısıdır. Beynin o anki durumunu yansıtır. EEG’nin doğru yorumlanması yüksek kaliteli kayıt gerektirir. Elektrotlar titizlikle yerleştirilmeli, cihaz kontrolleri yapılmalı ve eğitimli teknisyenlerle çalışılmalıdır.EEG en sık epilepsi hastalığında kullanılmaktadır. Epileptik hastalarda EEG bulguları ile epilepsi tanısı doğrulanabilir ve tipi belirlenebilir. EEG, epilepsi dışında bilinç bozuklukları, ensefalit gibi beynin iltihabi bazı hastalıkları, alzheimer hastalığı gibi demansif durumlarda da kullanılır.

 Vertigo (Baş Dönmesi- Dengesizlik)

Baş dönmesi, baş ağrısından sonra hekime başvuruda en sık yakınmadır. Yapılan çalışmalar nüfusun % 20-30’nunu etkilediğini göstermiştir . Bu yakınmalara, günlük pratikte çok sık karşılaşıldığı için böyle hastaların iyi değerlendirilerek yönlendirilmesi gerekir. Farklı nedenlerle ortaya çıkabilir. Vertigo, psikojenik, nörolojik nedenli olabilir.

Baş dönmesinin sebepleri

 

 

Kulağa bağlı nedenler: Pozisyona bağlı baş dönmesi, en sık rastlanan nedendir. Tanısı, iç kulak muayenesinin KBB tarafından işbirliği ile yapılması ile kesinleşir. Meniere hastalığı, benign pozisyonel vertigo, kulak enfeksiyonları sonrası iç kulağın az kanlanması gibi nedenlerle olabilir.

Travmalar, Kafa travmaları sonrası değişik sürelerde olabilen baş dönmeleri olabilir.

Nörolojik hastalıklar: Beyin, beyincik gibi organlardan oluşan merkezi sinir sistemindeki kanama veya tıkanma, multipl skleroz (MS), beyin tümörleri, parkinson hastalığı, migren vb.. hastalıklarda olabilir. İlave nörolojik bulgu sorgulanarak teşhis edilir.

Dahili hastalıklar: Kalp hastalıkları, tiroid bezi hastalıkları, kansızlık, yüksek tansiyon, posture bağlı düşük tansiyon, ritim bozuklukları, sıvı kaybı gibi durumlarda olabilir.

Psikolojik denge bozuklukları: Panik atak, stres, depresyon.

Nöromüskuler Hastalıklar (Omurilik, Kas, Periferik)

 

Omurilik Hastalıkları

Nöromusküler hastalıklar

Nöromusküler hastalıklar vücudumuzun hareketinden sorumlu kasların ve sinirlerin hastalığıdır. En önemli bulgular uyuşma, yanma, karıncalanma, kuvvetsizlik, kaslarda erime ve kas kramplarıdır. Teşhis, -hastalık hikayesi- Nöroloji muayene- Gerekli kan testleri (CK)- Elektromiyografi incelemesi (EMG)- Biyopsi ile koyulur. Genetik ya da vücudun bağışıklık sisteminin sebep olduğu hastalıklar, tiroid bozuklukları, diyabet, B12 vitamin eksikliği, toksinler, kas-sinir dokusuna zararlı bazı ilaçlar nedeni ile olabilir. Amiyotrofik lateral skleroz (ALS), spinal müsküler atrofi (SMA) , Servikal ve lumbosakral radikülopatiler ,Brakiyal ve lumbosakral pleksopatiler , Polinöropatiler ,Polimiyozit, dermatomiyozit, miyotonik distrofi, miyotonia konjenita, müsküler distrofiler ,Miyastenia gravis örnek hastalıklardır.
EMG
EMG ile vücudumuzdaki kas ve sinirleri inceleriz. İki kısımdan oluşur; 1.Sinir iletim çalışması denilen, beyin ve omurilikden çıkan periferik sinirlerin incelenmesidir. 2. İğne elektromyografi denilen, incelenecek kasa özel iğnelerle girilerek yapılan , hem periferik sinir hem de kasların incelenmesidir. Deneyimli elllerde yapılmalıdır. EMG, bel ve boyun fıtıklarında olduğu gibi sinir kökleri ile ilgili durumlarda, yüz felci, karpal tünel sendromunda olduğu gibi periferik sinir sisteminin lokalize, diabetes mellitusda olduğu gibi metabolik hastalıklara bağlı periferik sinir sisteminin yaygın hastalıklarında, periferik sinirlerin travmatik yaralanmalarında, motor nöron hastalığı, myastenia gravis, myopati gibi hastalıkların tanısında kullanılır.

 

 

Hareket Bozuklukları

 Huzursuz bacak sendromu

Çoğunlukla orta ve ileri yaşlarda başlayan yaşam boyu süren bir bozukluktur. Belirtileri istirahatte iken bacaklarda ürperti, üzerinde bir şeyler geziyor hissi, yanma, ağrı, karıncalanma, kramp, bıçak kesiyor ya da ısı artışı gibi duyusal hislerdir. Bu hislerin azaltılması amacı ile hasta bacaklarını hareket ettirme ihtiyacı duyar. Bazen bu belirtiler kollarda ve gövde de hissedilmektedir. Geceleri ve yatakta belirtiler arttığından çoğu zaman uykusuzluk eşlik eder

Huzursuz bacak hastalığı bazen de belli durum ya da hastalıklarla birlikte ya da onlar nedeni ile ortaya çıkmaktadır. Bunlar; Demir eksikliği, folat eksikliği, polinöropati, Parkinson, diyabet, antidepresan türü ilaç kullanımı… gibi sayılabilir. Tedavisinde dopamin arttıran ilaçlar kullanılır. Genellikle tedaviye yanıt hızlıdır.